Konut kira sözleşmelerinde iki taraf da ciddi bir yük altına girmektedir. Zira kiraya veren kendisini yıllar boyu kendiliğinden uzayacak bir sözleşme ile bağlamakta, kiracı ise düzenini kuracağı bir yer hayaliyle konutunu kiralamaktadır. Bu sebeple kira sözleşmesi hazırlanırken, iki tarafın da detaylar üzerinde anlaşması ve belirli hususları kararlaştırmasında fayda vardır. Zira açılan davalardaki uyuşmazlıkların çoğu, hukuki ilişkinin başında düzgün bir sözleşme hazırlanmamasından ötürü çıkmaktadır. Bu ise taraflara zaman ve para kaybı olarak geri dönmekle birlikte özellikle kiracılar için manevi olarak da yıpranmalara sebep olabilmektedir.

Konut kira sözleşmelerine ilişkin danışmanlık ihtiyacınız olması halinde avukatlarımızla her zaman iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazı yalnızca konut kiralarına ilişkin olup işyeri kira sözleşmelerine ilişkin İşyeri Kira Sözleşmesi başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Peki, Konut Kira Sözleşmelerinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

  • Kiralanan konutun net m2’si ölçülüp, sözleşme’ye işlenmesinde fayda vardır. Ayrıca tapu bilgileriyle kiralanan yerin bilgilerinin eşleşmesi, sözleşmeyi imzalayan kişinin tapuda gözüken kişiyle aynı olduğunun / yetkili olduğunun tespit edilmesi kiracılar için önem arz etmektedir.

  • Kira bedelinin net olarak belirlenmesinde fayda olup, (eğer ödenecekse) KDV’nin de hesaba katılması yerinde olacaktır.

  • Kira ödeme zamanı net şekilde belli olmalı ve paranın yatacağı banka hesap bilgileri sözleşmeye eklenmelidir. Zaten konut kiralarında aylık 500 TL’yi aşan miktarlardaki kiranın banka veya PTT üzerinden ödenmesi zorunludur.

  • Sözleşmeyle kararlaştırılacak kira artış oranının ÜFE oranından fazla olamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.

  • Kiracıdan 3 aylık kira bedelini aşmamak kaydıyla ne kadar depozito alınacağı belirlenmeli ve bu meblağ vadeli mevduat hesabında tutulmalıdır. Depozito ile ilgili daha detaylı bilgi için Depozito Nedir başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

  • Konuttaki demirbaş tespiti yapılmalı, eşyalar (mümkünse fotoğraflarla) tutanak altına alınmalıdır.

  • Aidat ve sair giderleri kimin hangi miktarda ödeyeceği hususu kararlaştırılmalıdır. Ayrıca özellikle aidat borcunun neleri kapsadığı, mevzuat kapsamında kimin hangi borçlardan sorumlu olduğuna dair önceden bilgi sahibi olunmasında fayda vardır.

  • Eğer kiracı ödemelerini aksatmazsa kira sözleşmesi kendiliğinden uzayacak olup kiracı, sözleşme üzerindeki süre ile bağlı değildir. Bu sebeple 10 yıllık uzama süresi boyunca kiraya verenlerin kiracıyı serbest şekilde çıkaramayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.

  • Kefalet alınacaksa kefilin el yazısıyla alınması gerektiği, süre ve miktar ile kararlaştırılmasının zorunlu olduğu gibi unsurlara dikkat edilmelidir. Bu konuda daha detaylı bilgi almak için Kira Sözleşmesi’nde Kefil başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

  • Kiracının kiralanan gayrimenkulü alt kiraya verip veremeyeceği, kiraya verenin bunu engelleme hakkının olup olamayacağı gibi hususlar üzerinde uzlaşılmalıdır.

  • Eğer arzu ediliyorsa kira sözleşmesinin devrine ilişkin tarafların isteklerine göre özel hükümler eklenebilecektir.

  • Kiracının tadilat yapıp yapamayacağı üzerinde anlaşılmalı, tadilatın kapsamı belirtilmeli, kira ilişkisi (gerek doğal yollardan gerekse de erken fesih ile) sona erdiğinde tadilatla elde edilen değerin kime kalacağı belirlenmelidir.

Konut kira sözleşmelerine ilişkin daha fazla sorunuz olması halinde alanında uzman avukatlarımıza her zaman ulaşabilirsiniz.

  • Eğer kira sözleşmesi tapuya şerh edilmek isteniyorsa bu hususun da sözleşmeye eklenmesinde fayda olacaktır.

  • Taşınmazın nasıl teslim alındığı (mümkünse fotoğraflarla) ve nasıl teslim edileceği sözleşmeye eklenmelidir.

  • Ayrıca tarafların özel durumları varsa (örneğin konutta hala bir kiracı varsa ve o kiracı konutu tahliye edecekse) bunların da sözleşmeye işlenmesi yararlı olacaktır.

  • Kiracının erken feshetmek istemesi durumunda ne kadar süre önce bunu hangi yollarla mal sahibine bildirmesi gerektiğinin kararlaştırılması da özellikle dikkat edilmesi gereken hususlardan birisidir.

  • Kira sözleşmesinin hukuka aykırı şekilde erken feshedilmesi halinde kiracının bir cezai şart ödeyeceği kararlaştırılabilecektir. Ancak bu cezai şart, tüm kiraların muaccel hale geleceği şeklinde olamayacaktır. Konuyla ilgili daha detaylı bilgi edinmek için Kira Sözleşmelerinde Cezai Şart başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

  • Kira sözleşmesini noterlik vasıtasıyla yapmak da ileride ortaya çıkabilecek “sahte sözleşme” iddialarını def etmek ve özellikle tahliye aşamasında ev sahibine zaman kazandırmak için kullanılabilecek yollardandır.

  • İmzaları yetkili kişilerin imzalayıp imzalamadığına ve hatta imzaların gerçekliğine dikkat edilmeli, gerekirse imza sirküleri / imza beyannamesi ile kontrol edilmelidir.

  • Kira sözleşmesinin süresi sona ermiş olmasına rağmen saklanmasında fayda olacaktır.

Son olarak özellikle yüksek meblağlı konut kira sözleşmelerinde alanında uzman bir avukattan destek almakta fayda olacaktır. Zira sözleşmede bulunan veya bulunmayan bir hükmün uzun süreçte ne gibi sonuçlar doğurabileceğini en iyi yorumlayacak kişiler gayrimenkul ve kira hukuku üzerinde uzman olan avukatlar olacaktır.