Kanuna göre yasal mirasçıların mirasta ne derece hak sahibi olacakları da bellidir. Fakat kimi durumlarda miras bırakanlar;

  • Ölmeden önce yapacağı devir ve bağışlamalarla

yahut

yasal mirasçıların miras hakkını azaltmak ya da tamamen ortadan kaldırmak istemektedir. Ne var ki birtakım mirasçıların saklı payları bulunuyor olup miras bırakan bu konuda tümüyle özgür değildir.

Saklı Pay Nedir?

Saklı pay, bazı yasal mirasçılara tanınmış olan ve üzerinde miras bırakanın tasarruf edemediği miras hissesini ifade eder. Miras bırakan saklı payların dışında kalan miras mallarını ölmeden önce satabilir, bağışlayabilir ya da vasiyetnameyle istediği bir kişiye bırakabilir. Ancak saklı paya dokunamaz.

Eski Türk hukukunda da saklı paya benzer bir kurum bulunmaktaydı. Buna göre miras bırakan mirasının yalnızca 1/3’ü üzerinde tasarrufta bulunabilir, fakat bu tasarruf hakkını yalnızca mirasçılar dışındaki kişiler lehine kullanabilirdi. Ancak günümüzde aşağıda açıklanan usullere göre her mirasçının saklı payı farklı oranlarda olmaktadır.

Saklı Paylı Mirasçılar Kimlerdir?

Saklı paylı mirasçıların kimler olduğu Medeni Kanunda açıkça sayılmıştır. Buna göre;

  • Miras bırakanın alt soyu (çocukları, torunları vb.)
  • Sağ kalan eş ve
  • Miras bırakanın annesi ve babası

saklı paylı mirasçılardır. Saklı paylı mirasçıların miras hakları ancak Kanunda sayılan mirasçılıktan çıkarma sebeplerinden birinin ya da mirastan yoksunluk halinin bulunması durumunda ortadan kalkar.

Miras bırakanın alt soyu, eşi ve ana babası dışındaki hısımları yasal olarak mirasçı olsalar dahi saklı pay hakları bulunmamaktadır. Miras bırakan; saklı paylı mirasçılar dışındaki mirasçılara düşecek olan miras payını satabilir, bağışlayabilir ya da bir başkasına vasiyet edebilir. Saklı pay hakkına sahip olmayan mirasçıların bu noktada yapabileceği hiçbir şey yoktur.

Türk Medeni Kanununda 2007 yılında yapılan değişiklikten önce miras bırakanın kardeşlerinin de saklı pay hakkı bulunmaktaydı. Ancak yapılan değişiklikle birlikte kardeşler saklı paylı mirasçılar arasından çıkarılmıştır.

Saklı Paylı Mirasçıların Saklı Pay Oranları

Saklı pay yasal miras payının bir kısmıdır. Bu kısım saklı paylı mirasçıların bulundukları zümreye ve zümre içindeki derecelerine göre farklılık göstermektedir. Buna göre;

Alt soyun saklı payı yasal miras hakkının yarısıdır.

Yasal mirasçı olarak yalnızca miras bırakanın alt soyunun bulunması halinde terekenin yarısı bunların saklı payıdır.

Örneğin terekedeki tüm malların toplam değeri 40.000 TL olsun. Yasal mirasçı olan miras bırakanın 2 çocuğundan her birinin miras payı 20.000’er TL’dir. Ancak bunun yalnızca yarısı saklı paydır. Yani iki çocuğun saklı payı 10.000’er TL’den toplan 20.000 TL’dir. Miras bırakan mirasının kalan 20.000 lirası üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilir.

Ana ve babanın saklı payı yasal miras hissesinin ¼’idir.

Yasal mirasçı olarak sadece anne ve baba varsa buna göre miras bırakan terekesinin yalnızca ¾’ü üzerinde tasarrufta bulunabilir.

Örneğin yasal mirasçı olarak miras bırakanın babası bir kardeşi ve kendisinden önce ölmüş kardeşinin iki çocuğu bulunduğunu varsayalım. Babanın miras payı mirasın yarısıdır. Miras bırakanın kardeşi ¼ iki yeğeni ise 1/8’er pay sahibidir.

Mirasçılar arasında saklı payı olan yalnızca babadır. Babanın saklı payı miras hissesinin ¼’ü yani 1/8’dir. Miras bırakan babasının alacağı 1/8’lik hisseye dokunamaz. Miras mallarını 7/8’i üzerinde ise dilediği gibi tasarruf edebilir. Kardeşlerine ve yeğenlerine miras bırakmak zorunda değildir.

Sağ kalan eşin saklı payı altsoy ve ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması halinde miras hakkının tümü, diğer hallerde ise ¾’ü olarak belirlenmiştir.

Sağ kalan eşin saklı payı aynı yasal miras hissesinin belirlenmesinde olduğu gibi kimle birlikte mirasçı olduğuna göre değişmektedir. Bu sebeple biz de ayrı ayrı inceleyelim:

  • Sağ kalan eşin birinci zümre ile birlikte mirasçı olması: Sağ kalan eş birinci zümre mirasçılarıyla yani miras bırakanın alt soyu ile birlikte mirasçı olduğu takdirde yasal miras payı ¼’tür. Saklı payı ise yasal miras payının tümü yani mirasın ¼’dür.

  • Sağ kalan eşin ikinci zümre ile birlikte mirasçı olması: Sağ kalan eş ikinci zümre mirasçıları yani miras bırakanın ana babası ve bunların alt soyu (kardeşler, yeğenler vb) ile birlikte mirasçı olduğu takdirde yasal miras payı mirasın yarısıdır. Saklı payı ise yasal miras payının tamamıdır. Buna göre sağ kalan eşin saklı payı miras mallarının yarısıdır.

  • Sağ kalan eşin üçüncü zümre ile birlikte mirasçı olması: Bilindiği üzere sağ kalan eşle birlikte mirasçı olan üçüncü zümrede yalnızca dede ve nineler ve bunların çocuklarına miras hakkı tanınmaktadır. Bunların alt soylarına miras hakkı tanınmamaktadır. Miras bırakanın dede ve nineleri ve bunların çocukları ile mirasçı olan sağ kalan eşin yasal miras payı mirasın ¾’dür. Yasal miras hakkının ¾’ü ise saklı paydır. Dolayısı ile mirasın 9/16’sı sağ kalan eşin saklı payıdır.

  • Sağ kalan eşin tek başına mirasçı olması: Sağ kalan eş tek başına mirasçı olduğu takdirde mirasın tamamı sağ kalan eşin yasal mirası, bunun ¾’ü ise saklı payıdır.

Yeni Medeni Kanunda sağ kalan eşin saklı payı eski kanuna göre arttırılmış, ana babanın saklı payı ise azaltılmıştır.

Eşler Arasında Kabul Edilen Mal Rejiminin Saklı Paya Etkisi

Bilindiği üzere Kanunumuzda eşler arasında yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi kabul edilmiştir. Buna göre eşlerden birinin ölümü halinde öncelikle eşler arasındaki ortak malların tasfiyesi yapılır. Ölen eşe düşen mal varlığı mirasa dâhil edilir ve mirasçılar arasında paylaştırılır.

Ancak eşler mal rejimi sözleşmesi ile edinilmiş mallara katılma rejimi dışında yasada tanımlanan diğer rejimlerden birini seçebilir ya da başka bir paylaşma oranı da kabul edebilirler. Peki, eşler ölüm halinde ortaklık mallarının tamamının sağ kalan eşe geçeceğini kararlaştırırsa saklı paylı diğer mirasçıların durumu ne olacaktır?

Kanunumuza göre eşler arasında yapılan bu türden mal rejimi sözleşmeleri alt soyun saklı payını ihlal edemez. Ancak anne ve babanın saklı payı böyle bir sözleşme ile ortadan kaldırılabilir. Bu durumda sağ kalan eş tek başına mirasçı olur.

Saklı Pay Hesaplama – Saklı Pay Nasıl Hesaplanır?

Saklı payın hesaplanabilmesi için öncelikle tereke mallarının tespit edilmesi ve kıymetlendirilmesi gerekir. Tereke malları tespit edildikten sonra bazı kıymetler terekeden çıkarılır bazı değerler ise eklenir.

Saklı payın hesaplanabilmesi için terekeden çıkarılması gereken değerler;

  • Miras bırakanın borçları
  • Cenaze giderleri
  • Terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri ile
  • Miras bırakan ile yaşayanların 3 aylık geçim giderleridir.

Terekeye eklenmesi gereken değerler ise;

  • Miras bırakanın sağlığında yaptığı tenkise veya mirasta iadeye tabi bağışlamaları: Miras bırakanın sağken yaptığı saklı payı ihlal eden bağışlamaların terekeye iadesi gerekir. Bunu bir örnekle açıklayalım:

Miras bırakanın yasal mirasçısı olarak bir kızı vardır. Ölüm tarihinde terekede bulunan malların değeri de 10.000 liradır. Ancak miras bırakan ölmeden 3 ay önce arkadaşına 30.000 TL değerinde bir araba bağışlamış, yaptığı vasiyetname ile de kardeşine 5.000 TL bağışlamıştır. Burada miras bırakanın kızının saklı payı hesaplanırken terekeye miras bırakanın sağken yaptığı bağışlamanın da terekeye eklenmesi gerekir. Bu durumda tereke mevcudu 40.000 TL’dir. Miras bırakanın alt soyu olan kızının yasal miras hakkı mirasın tamamı, saklı payı ise yarısıdır. Bu durumda saklı pay 20.000 TL’dir. Ancak miras bırakandan kızına 10.000 TL kalmıştır. Bu durumda miras bırakanın kızı tenkis davası açarak miras bırakanın 30.000 TL değerinde bağış yaptığı arkadaşından 10.000 TL talep edebilir.

  • Miras bırakanın ölüm tehlikesine karşı üçüncü kişiler lehine yaptırdığı sigorta bedeli: Miras bırakan ölüm tehlikesine karşı üçüncü bir kişi lehine hayat sigortası gibi bir sigorta yaptırmış ve bu sigorta sebebi ile saklı paylı mirasçıların saklı pay hakları ihlal edilmişse sigorta satın alma bedeli de terekeye dahil edilir. Terekeye dahil edilecek olan sigorta bedeli miras bırakanın ölümü anındaki sigorta satın alma değeridir. Yani burada terekeye eklenecek olan miras bırakanın sigorta için ödediği primlerin toplamı ya da sigorta tazminatı değildir. Satın alma kıymeti ile kastedilen miras bırakanın sigorta poliçesini sigortacıya geri vermesi karşılığında ondan isteyebileceği paradır. Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise sigortanın yasal mirasçı olmayan üçüncü kişi lehine yapılmış olmasıdır. Kanuni mirasçılar lehine yapılan sigortalar terekeye eklenmez.

Miras bırakanın sahip olduğu intifa hakkı veya nafaka hakkı gibi şahsi hak ve alacakları terekeye dâhil edilmez.

Tereke mallarına değer biçilirken bunların satış değerleri baz alınır. Tahvilat ve hisse senedi gibi borsaya kayıtlı kıymetlerin borsadaki piyasa değeri esas alınır.

Kanunda belirtildiği üzere tereke mallarına miras bırakanın ölüm günü taşıdıkları değer üzerinden kıymet biçilir.

Tereke mevcudu hesaplandıktan sonra saklı paylı mirasçılar tespit edilir ve bunların saklı pay oranları belirlenir. Akabinde ise saklı paylı mirasçıların saklı pay hakları hesaplanır ve miras bırakanın ölümü ile elde ettikleri miras bundan çıkarılır. Ortaya çıkan değer miras bırakanın saklı payı ihlal eden tasarruflarından tenkis edilir.

Saklı Pay Davası

Saklı pay davası diğer adıyla tenkis davası saklı payı ihlal edilen mirasçıların haklarını alabilmek için başvurmaları gereken hukuki yoldur.

Miras bırakanın sakla paylı mirasçıların haklarını ihlal eden tasarruflarının (bağış ve devirlerinin) iptal edilmesi ve bu suretle terekeye yeniden dâhil edilen mal varlığının saklı paylı mirasçılara iade edilmesi talebi ile açılan davalara saklı pay davası (tenkis davası) denmektedir.

Saklı pay davası miras bırakanın miras sözleşmesi veya vasiyetname ile yaptığı bağışlamalar için açılabileceği gibi bazı durumlarda sağlığında yaptığı bağışlamalar için de açılabilir.

Mahkeme miras bırakan tarafından yapılan bağışlamalarla saklı payın ihlal edildiğini tespit ederse saklı payın tamamlanabilmesi için bağışlanan bazı malların veya paranın bağışlamayı alan kişiler tarafından saklı paylı mirasçılara iade edilmesine karar verir.

Bu konuda ayrıntılı bilgi için “Tenkis Davası” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Vasiyetname ve Saklı Pay

Bir kişi ölmeden önce yapacağı bir vasiyetname ya da miras sözleşmesi ile malvarlığı üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilir. Ancak yukarıda da anlattığımız üzere bu tasarruflar miras hukuku kuralları çerçevesinde bazı sınırlamalara tabidir.

Miras bırakan vasiyetnamesinde yasal mirasçısı olmayan bir kişiyi ya da kişileri mirasçısı olarak tayin etmek, belli bir malını bir mirasçısına ya da mirasçı olmayan üçüncü bir kişiye bırakmak isteyebilir. Hatta miras bırakan geride bıraktığı malları ile bir vakıf kurulmasını isteyebilir, mallarının hayır kuruluşlarına verilmesini vasiyet edebilir. Ancak miras bırakanın vasiyetnamesinde tüm bunları hüküm altına alırken saklı paylı mirasçıların haklarını ihlal edemez. Vasiyetname ile yapılan tasarruflar saklı payı ihlal ettiği ölçüde tenkis edilir. Yani yerine getirilmez. Bunun için vasiyetin açılmasından sonra saklı payı ihlal edilen mirasçıların vasiyetname ile bağış alan kişilere karşı tenkis davası açması gerekmektedir. Aksi takdirde vasiyetname ile yapılan bağışlamalar geçerli hale gelir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Saklı Payı Etkiler Mi?

Hukuka ve usule uygun şekilde yapılmış bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile elde edilen mallar saklı payı ihlal etse dahi tenkis edilemez. Ancak ölünceye kadar bakma sözleşmesi çoğu zaman miras bırakan tarafından bağışlanmak istenen malın ölünceye kadar bakma sözleşmesi altında devri için yapılır. Burada muris muvazaası yani mirastan mal kaçırma hali söz konusudur. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile devredilen mallar için saklı paylı mirasçılar saklı pay davası (tenkis davası) açamaz. Bağışlamalar içinse açabilir. Miras bırakanla ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapan kişiler ileride tenkis davası ile karşı karşıya kalmamak için böyle bir yol izlemektedir. Bu durumda yapılacak şey muris muvazaası davası açmaktır. Burada geçerli bir hukuki işlem olmadığı tenkis davasına gerek yoktur. Muvazaa davası ile mirasçılardan kaçırılan malın terekeye dönmesi sağlanır ve bu şekilde mirasçılar arasında paylaştırılır.

Miras Bırakan Saklı Paylı Mirasçıları Mirastan Men Edebilir Mi?

Yasal mirasçıların mirastan men edilebileceği yani mirasçılıktan çıkartılabileceği halle Kanunumuzda sayılmıştır. Bu haller;

  • Mirasçının miras bırakana ya da yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi ve
  • Mirasçının miras bırakana ve ailesine karşı aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerini önemli ölçüde ihmal etmesidir.

Bu hallerden birinin varlığı halinde miras bırakan yapacağı bir vasiyetname ile saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkartabilir. Bu kişiler mirasçılıktan çıkarmanın iptali davası açıp kazanmadan tenkis davası açamaz ve saklı paylarını talep edemez.

Miras bırakan vasiyetnamesinde aksini emretmedikçe mirastan men edilen kişinin miras payı altsoyuna geçer. Alt soyu yoksa diğer mirasçılara geçer.