Miras bırakanın ölümünün akabinde mirasın paylaşımı için öncelikle mirasçılık belgesi alınması gerekmektedir. Bu sayede mirasçılar tereke üzerinde hak sahibi olduklarını tereke mallarını elinde bulunduran kişi ve kuruluşlara ispat edebilecek ve bu sayede mal paylaşımı yapılabilecektir. Bu yazıda; mirasçılık belgesi nedir, mirasçılık belgesi nasıl alınır, nasıl çıkarılır, nereden alınır, almamanın cezası nedir, ve mirasçılık belgesi dava dilekçesi nasıl yazılır sorularının cevaplarını bulabilirsiniz.

Mirasçılık belgesi ve miras hukukuna yönelik sorularınızda bizimle her zaman iletişime geçebilirsiniz

Mirasçılık Belgesi Nedir?

Veraset ilamı olarak da bilinen mirasçılık belgesi, yasal ve atanmış mirasçıları ve bunların miras paylarını göstermek amacıyla Mahkeme ya da Noter tarafından düzenlenen resmi bir belgedir.

Miras bırakanın mirası ölümüyle birlikte açılmaktadır. Mirasçılar mirası paylaşmadan önce terekedeki  malların tamamına hep birlikte sahip olmaktadır. Bu sebeple mirasçıların her biri tereke mallarını kullanabilir. Miras bırakanın ziynetleri ya da ev eşyaları gibi taşınır malları miras paylaşılmasa bile mirasçılar tarafından fiilen kullanılabilir hatta satılabilir. Bunun önünde bir engel yoktur. Ancak miras bırakanın terekesinde bulunan taşınmaz mallar üzerinde tasarrufta bulunmak isteyen ya da bankadaki parasını çekmek isteyen mirasçıların Tapu Müdürlüğü’nde ya da bankada mirasçı olduklarını ispat etmeleri gerekir. Mirasçılar resmi kurumlarda gerçekleştirecekleri bu türeden veraset işlemleri için mirasçılık belgesi ibraz etmek zorundadır.  

Ölenin yasal mirasçıları nüfus kayıtlarına bakılarak tespit edilir. Ancak müteveffa kişi ölmeden önce yapacağı bir miras sözleşmesi ya da vasiyetname ile yasal mirasçısı olmayan kişi ya da kişileri mirasçısı olarak atadığı takdirde bu kişilerin mutlaka mirasçılık belgesi alması gerekir. Aksi takdirde yalnızca üçüncü kişilere ve resmi kuruluşlara karşı değil, tereke malları üzerinde birlikte hak sahibi oldukları yasal mirasçılara karşı da mirasçı olduklarını ispat etmek de zorluk yaşayabilirler.

Miras belgesi almanın bir diğer amacı ise veraset intikal vergisinin tespiti ve yasal süre içerisinde ödenmesidir. Bu konu aşağıda ayrıntılarıyla ele alınacaktır.

Kimler Mirasçılık Belgesi Çıkartabilir?

Kanunumuz miras bırakanın yasal ve atanmış olan mirasçılarının mirasçılık belgesi düzenlenmesinin talep etme hakkı tanımaktadır. Buna karşın Yargıtay içtihatlarında bazı durumlarda müteveffanın alacaklılarının da mirasçılık belgesi talep edebileceği hüküm altına alınmıştır. İcra Müdürlüğü onay verdiği takdirde müteveffanın alacaklıları Mahkeme’ye başvurarak müteveffanın borcundan sorumlu olan mirasçıların tespit edilmesini isteyebilir.

Peki Mirasçılık Belgesi Alabilmek İçin Tüm Mirasçıların Birlikte Başvurması Gerekir mi: Mirasçılardan herhangi biri başvuruyu yapabilir. Bu anlamda bir mirasçı bir kez mirasçılık belgesi aldığı takdirde mirasçıların tümü miras haklarını ispat edebilmek için bu belgeyi kullanabilir.

Mirasçılık Belgesi Nasıl Alınır?

Mirasçılık belgesi almak isteyen mirasçıların Mahkemeye ya da Notere başvuruda bulunmaları gerekir. Mirasçılık belgesinin Noter aracılığı ile alınması Mahkeme aşamasına göre daha kolaydır. Fakat aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacağı üzere bazı hallerde Noter mirasçılık belgesini düzenleyemez. Bu konuda yetkili değildir. Bu durumda Noter başvuruda bulunan mirasçıları Mahkemeye yönlendirir.

Mirasçılık Belgesi Nereden Alınır?

Mirasçılar herhangi bir Notere ya da Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gerekli belgelerle birlikte başvuru yaparak mirasçılık belgesi alabilirler.

Mirasçılık Belgesi Noterden Nasıl Alınır?

Aşağıdaki şartların varlığı halinde Noterden mirasçılık belgesini alabilmek mümkündür. Aksi halde Mahkemeye başvurmak gerekmektedir. Noterden mirasçılık belgeleri alabilmek için gereken şartlar şunlardır;

  • Talepte bulunanın yasal mirasçı olması,
  • Mirasçıların ve müteveffanın Türk vatandaşı olması, (vatandaşlıktan çıkarılma veya çifte vatandaşlık halleri dahi Noterden mirasçılık belgesi alabilmek için engel teşkil eder.)
  • Ölenin evlatlık olmaması veya mirasçılardan arasında evlatlık bulunmaması,
  • Ölenin ve mirasçıların gaip olmaması,
  • Vasiyetname veya miras sözleşmesi olmaması.
  • Ölen ile aynı günde vefat etmiş bir mirasçı olmaması (Kimin önce öldüğü tespit edilemediğinden hangisinin miras bırakan hangisinin mirasçı olduğu da bilinmemektedir. Buna Mahkeme karar verir.)
  • Ölümün 23.11.1990 tarihinden sonra gerçekleşmesi ve miras bırakanın eşinin hayatta olmaması

Yukarıda sayılan şartlar mevcutsa mirasçılardan biri aşağıda sayılan belgelerle birlikte Notere başvurabilir. Bu belgeler;

  • Nüfus kayıt örneği,
  • Müteveffaya ait ölüm belgesi ve
  • Talep formudur. (Bu form Noterlerde bulunmaktadır.)

Mirasçılık belgesi noterden avukat vasıtasıyla alınacaksa başvuru belgelerine vekâletnamenin de eklenmesi gerekmektedir.

Mirasçılık Belgesi Davası

Mirasçılık Belgesi almak isteyen mirasçıların bir dilekçe ile birlikte Sulh Hukuk Mahkemesi’nden de talepte bulunmalı mümkündür.

Mirasçılık belgesi talebi hukuk tekniği açısından bir dava değildir. Çünkü bu davada davalı taraf yoktur. Sulh Hukuk Mahkeme’si Nüfus Müdürlüğü’ne müzekkere yazar ve müteveffanın ölüm kayıtları ile nüfus bilgilerinin gönderilmesini talep eder. Mahkeme bu bilgiler ışığında yasal mirasçıları tespit ederek mirasçılık belgesini düzenler. Atanmış mirasçının mirasçılık belgesini talep ederken Mahkemeye vasiyetname ya da miras sözleşmesini de sunması gerekir.

Mirasçılık Belgesi Davası Ne Kadar Sürer?

Mirasçılık belgesi davası davalısı olmadığı için çoğunlukla kısa bir sürede neticelenir. Davanın ne zaman sonuçlanacağı Mahkemenin iş yükü durumuna göre değişiklik gösterir. Buna rağmen mirasçılık belgesi davasının bir hafta ile bir ay arasında sonuçlanabileceğini söyleyebiliriz. Mahkeme tarafından Nüfus Müdürlüğü’nden istenecek belgeler dava açıldığı sırada dilekçe ekinde sunulursa davanın hızlı şekilde sonuçlanması mümkündür.

Buna karşın mirasçılar arasında uyuşmazlık çıkarsa mahkemenin araştırması gereken hususlar artacağı için yargılama süreci uzayabilir. Mahkeme uyuşmazlığı çözmek amacıyla tanık dinleyebilir.

Mirasçılık Belgesi Dava Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Kendisine mirasçılık belgesi verilmesini isteyen mirasçı, mirasçılık belgesi dilekçesinde, miras bırakanın adı soyadı ve ölüm tarihini, müteveffanın mirasçısı olduğunu, bu sebeple mirasçılık belgesi talep ettiğini beyan etmelidir. Mirasçılık belgesi dilekçesi karmaşık bir dilekçe olmamalıdır. Buna karşın ölenin bir vasiyetnamesi mevcutsa ya da miras sözleşmesi ile birlikte mirasçı ataması yaptıysa dilekçede bu hususlara da yer verilmeli, hatta mümkünse bu belgelerin onaylı suretleri dilekçe ekine eklenmelidir.

Mirasçılık Belgesi Nasıl Çıkar?

Mirasçılık belgesi Noterden talep edildi ise başvurunun yapıldığı gün düzenlenerek talep eden mirasçıya verilir. Buna karşın Sulh Hukuk Mahkemesine başvuru yapıldığında ancak yargılama süreci sonuçlandığında düzenlenir. Mirasçılık belgesi Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından düzenlendikten sonra e devlet şifresi ile siteme giriş yaparak müteveffanın TC kimlik numarası ile görüntülenebilecektir.

Mirasçılık Belgesi Süresi Var mıdır?

Mirasçılık belgesi talep edebilmek için Kanunda öngörülen bir zamanaşımı süresi ya da hak düşürücü süre mevcut değildir. Mirasçılar ne zaman isterse başvuru evraklarıyla birlikte yetkili makamlardan talepte bulunabilir. Buna karşın miras bırakanın ölümünden itibaren 4 ay içinde mirasçıların veraset ve intikal vergisini ödemeleri gerekmektedir. Veraset ve intikal vergisinin ödenebilmesi için veraset ve intikal vergisi beyannamesi düzenlenmeli ve beyannameye mirasçılık belgesi eklenmelidir. Bu sebeple mirasçılık belgesinin miras bırakanın vefatından sonra dört ay içerisinde alınması gerekmektedir.

Vasiyetname ya da miras sözleşmesi ile miras bırakan tarafından atanan mirasçılar ise mirasçı olduklarının kendilerine tebliğinden itibaren 1 ay sonra mirasçılık belgesi talebinde bulunabilirler. Bu Kanunumuzun atanmış mirasçılar için öngördüğü özel bir durumdur.

Mirasçılık belgesi bir kez alındıktan sonra her zaman kullanılabilir, tekrar talepte bulunmaya gerek yoktur.

Mirasçılık Belgesi Sorgulama Sistemi

Mirasçılar tarafından Sulh Hukuk Mahkemesinden talep edilen mirasçılık belgesi 16/12/2016 tarihi itibariyle e devlet sistemi üzerinden görüntülenebilmektedir. Yapılması gereken ilk iş PTT vasıtasıyla e devlet şifresi almaktır. Vatandaşlar bu şifre ve T.C. kimlik numarası ile sisteme giriş yaparak bu hizmetten kolaylıkla faydalanabilecektir. Sorgulama sistemi ile Mahkeme tarafından düzenlenen mirasçılık belgesini görebilmek için miras bırakanın T.C. kimlik numarası çıkan sekmeye yazılmalıdır. Bundan sonra sorgulama butonunu tıklayarak adınıza düzenlenen mirasçılık belgesini görüntüleyebilirsiniz. Ancak e devlet sistemi üzerinden sorgulama yalnızca 1990 yılından sonra ölen kişiler için mümkündür. Öncesinde ölen bir miras bırakanın mirasçılarının e devlet üzerinden sorgu yapabilmeleri mümkün değildir.

Mirasçılık Belgesi Ücreti 2020

Mirasçılık belgesi talebi ile Notere başvurulduğu takdirde Noter tarafından alınacak ücret 2020 yılı itibariyle 136 TL’dir. Bu ücret bir nüsha için geçerlidir. İki nüsha olarak düzenlenmesi halinde 153 TL talep edilmektedir. (Bu ücretler noterden notere farklılık gösterebilmekte ve her sene değişmektedir.)

Eğer Sulh Hukuk Mahkemesinden talep edilmişse Maliye veznesine 25 TL başvurma harcı, 54,40 TL karar ilam harcı ve tebligat giderleri için Mahkemeler veznesine bir miktar gider avansı yatırmak gerekmektedir.

Mirasçılık Belgesinden Sonra Tapu İşlemleri (Mirasın İntikali)

Ölümle birlikte ölenin mirası açılır. Mirasın açılmasından sonra ölenin terekesi yani tüm malvarlığı doğrudan mirasçılarına geçer. Fakat müteveffaya ait gayrimenkuller Tapu Sicili Müdürlüğü’nde halen müteveffa adına kayıtlıdır. Bu gayrimenkullerin mirasçılara geçmesi için mirasın intikal etmesi gerekir.

Mirasın intikali için öncelikle mirasçıların mirasta hak sahibi olduklarını Tapu Sicil Müdürlüğü’ne ispat etmeleri gerekmektedir. Bu sebeple yapılacak ilk iş Sulh Hukuk Mahkemesi ya da Noterden talepte bulunarak mirasçılık belgesi düzenletmektir. Mirasçılık belgesi ile birlikte Tapu Müdürlüğü’ne başvurduğunda müteveffa adına kayıtlı taşınmazlar mirasçılık belgesinde yazılı mirasçılar adına tescil edilir. Bu işlemine uygulamada mirasın intikali denilmektedir.

Mirasın intikali işlemleri için mirasçıların tümüne gerek yoktur. Tek bir mirasçı tarafından Tapu Sicil Müdürlüğü’ne başvurulması halinde dahi gayrimenkul tüm mirasçılar adına tescil edilir.

Mirasçılar miras paylaşılana kadar bu gayrimenkuller üzerinde el birliği ile hak sahibi olur. Bunun anlamı taşınmaz üzerinde yapacakları her tasarruf işlemi için birlikte hareket etmeleri gerektiğidir. Taşınmaz üzerinde paylarını dahi satamazlar. Mirasçılar el birliği mülkiyetini istemiyorsa mirasın intikali için tüm mirasçıların birlikte başvuru yapmaları gerekir. Bu durumda Tapu Müdürlüğü taşınmazı mirasçılara miras payları oranında (paylı mülkiyet) geçirir.

Mirasçılık Belgesini Almamanın Cezası Nedir?

Mirasçılık belgesi almamanın bir cezası yoktur. Bu durumda resmi kurumlarda mirasa ilişkin işlem yapamazlar. Fakat bu kararı verecek olan kişiler mirasçılardır. Ancak miras bırakanın terekesinin içerisinde gayrimenkuller bulunuyorsa, mirası reddetmeyen mirasçıların bu gayrimenkuller sebebiyle malvarlıklarında meydana gelen artıştan ötürü veraset ve intikal vergisi ödemeleri gerekmektedir.  Veraset ve intikal vergisi ödenmediği takdirde Vergi Dairesi tarafından mirasçılara usulsüzlük cezası kesilmektedir. Uygulamada bu ceza mirasçılık belgesi almamanın cezası olarak bilinmektedir.

Veraset ve intikal vergisi ödemek için mirasçıların yapması gereken ilk iş veraset ve intikal vergisi beyannamesi düzenlemektir. Bu beyanname ile birlikte mirasçılık belgesi, ölüm belgesi ve Vergi Dairesi tarafından talep edilen diğer belgeler müteveffanın ölümünden itibaren 4 ay içinde Vergi Dairesine bildirilmelidir. Mirasçılar bildirim yapmazsa ya da eksik bildirimde bulunursa usulsüzlük cezası kesilir.

Mirasçılık Belgesinin İptali veya Düzeltilmesi

Mirasçılık belgesi mirasçılığı ispat açısından kesin bir delil teşkil etmez. Ölenin diğer mirasçıları her zaman mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu iddia edebilir. Bu durumda mirasçılık belgesinde hata olduğunu iddia eden mirasçı Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak mirasçılık belgesinin iptalini isteyebilir. Mirasçılık belgesinin iptali mirasçılık belgesini veren mahkemeden istenebileceği gibi başka bir Sulh Hukuk Mahkemesinden de talep edilebilir. Mirasçılık belgesinin iptali yerine, sadece hatalı kısmın düzeltilmesi de isteyebilir. Mesela mirasçılık belgesinde bir mirasçının isminin ya da miras payının sehven yanlış yazılması mümkündür. Böyle hallerde mirasçılık belgesinin iptal edilmesine gerek kalmadan mevcut belge üzerinden düzeltme yapılabilir.

Mirasçılık belgesinin iptali ya da düzeltilmesi durumlarında önceki mirasçılık belgesine istinaden yapılan işlemlerin de düzeltilmesi gerekmektedir. Fakat mirasçılık belgesinin iptaline ya da düzeltilmesine kadar tapu sicilindeki kayıtlara güvenerek işlem yapan iyi niyetli 3. kişilerin hakları bakidir. Netice itibariyle mirasçılık belgesindeki hata düzeltilene kadar mirasçılar taşınmazı mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu bilmeyen ya da bilmesi gerekmeyen iyiniyetli bir kişiye satarsa artık bu satıştan geri dönülemez. Ancak mirasçılık belgesindeki hata sebebi ile hakkını alamayan mirasçı taşınmazın satışından miras payına düşen bedeli diğer mirasçılardan talep edebilir.

YARGI KARARLARI

Mirasçılık ile Tapu ve Kadastro

Kadastro sonucunda Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar, hibe nedeniyle tam paylı olarak tespit ve tescil edilmiş, bilahare paylar davalı mirasçıları adına kayden intikal görmüştür. Davacı çekişmeli taşınmazların kendisine ait olduğunu, oğullarına bağışlamadığını öne sürerek adına tescili istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı mirasçıları adına açılan davanın reddine, davalı hakkında açılan davanın kabul nedeniyle kabulüne karar verilmiştir. Çekişmeli taşınmazın payının kısmen iptali ile mirasçılık belgesindeki paylar doğrultusunda payın davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, yargılama sırasında ölen davacının bir kısım mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.


Mirasçılık belgesinin iptaline ilişkin dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, onanmasına karar verildi.

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin iptali üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen hükmün, talep edenler  ve vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, mahkemece verilen ek kararın Yargıtayca incelenmesi talep edenler tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun olduğu gibi özellikle temyiz edenlerin her zaman için mirasçılık sıfatlarını ispatlamak suretiyle   mirasçılık belgesinin iptalini dava edebileceklerinin anlaşılmasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle ek kararın onanmasına karar verildi.

Mirasçılık Belgesi Alındıktan Sonra Ne Yapılır?



Davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin verilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Dava,  istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin mirasçı olduğunu, murise ait bir kısım taşınmazların tescil edildiğini ve bu nedenle Maliye Hazinesini hasım göstererek işbu davayı açtığını iddia ederek  verilmesini talep etmiştir.


Davalı vekili mirasçılık belgesine  ilişkin davalarda görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu belirterek görev itirazında bulunmuş, Hazine mülkiyetinde bulunan taşınmazların tapu kayıtlarının idareye tebliğini istemiştir.


Mahkemece, görevsizliğe dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine bozulmasına karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili vekalet ücreti yönünden temyiz etmiştir, peki mirasçılık belgesi nereden alınır.

Somut olaya gelince; davalı Hazine yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan ve mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş ise de hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Mirasçılık belgesinde tasarrufun iptali

Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; verilen hükmün süresi içinde temyiz edilmiştir.


Davacı vekili, davalılar aleyhine takip yaptıklarını, takip sırasında borçlunun ölümü üzerine mirasçıları üzerinden takibe devam edildiğini, takibin semeresiz kaldığını, murisin ölmeden önce dava konusu taşınmazlarını davalı annesine devrettiğini belirterek, mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.


Davalılar vekili, icra takibine itiraz edildiğini ve kesinleşmediğini, satışın mal kaçırma amacı ile yapılmadığından mirasçılık belgesiyle ilgili haksız açılan davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.


Mahkemece, davalının mirası red ettiğinden, davanın taraf sıfatı bulunmaması nedeniyle, davalılara karşı açılan davanın tarafların taraf sıfatı bulunmaması ve dava ehliyeti olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Ayrıca davalıya yapılan satışın mal kaçırma amacı ile yapıldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm temyiz edilmiştir.


Somut olayda, borçlu davadan önce ölmüş ve mirasçıların ilam ile mirası red ettiği anlaşılmaktadır. Murisin diğer mirasçılarının mirasçılık sıfatı devam etmekte olup davada taraf olarak gösterilmeleri isabetlidir.


Ancak, davalı mirası red ettiği halde, davalı çocukları için red talep edilmediğinden borçlu sıfatlarını almış olup velileri ile menfaat çatışması doğabileceği ve bu dava yönünden küçükler için kayyum tayin edilip edilmemesi gerektiği hususları da değerlendirilmeden, davalılar hakkında davanın taraf ve dava ehliyeti yönünden reddi usul ve yasaya aykırıdır.


Bu tür davaların görülebilmesi için, diğer genel dava koşullarının yanında borçlunun aciz halinin var olduğunun sabit olması gerekir. Somut olayda, davacı alacaklı tarafından aciz belgesi sunulmadığı gibi, borçluların adresinde yapılmış İİK’nun 105. maddesi niteliğinde bir haciz tutanağı da bulunmamaktadır. Bu halde, davanın reddine karar verilmesi gerekir.

Karşı Vekalet Ücreti

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı parsele yönelik davanın reddine, parseldeki bağımsız bölüme yönelik davanın ise kabulüne karar verilmiştir.


Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı mirasçılık belgesinin ve tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir. Davacılar, üçüncü kişiden satın alınan dava konusu parselin bedelinin miras bırakan anneleri tarafından verildiğini ancak yarı payının davalı kardeşleri adına tescil ettirildiğini belirtmiştir. Annelerinin kendi yarı payını da sonradan davalıya temlik ettiğini; bunun yanında, yarı yarıya miras bırakan anneleri ve babaları adına kayıtlı parseldeki bağımsız bölümün de davalıya temlik edildiğini iddia etmiştir. Her iki taşınmaza yönelik işlemlerin mirastan mal kaçırma amacıyla muvazaalı biçimde yapıldığını ileri sürerek meskenin tamamı üzerinden, parselin de 1/2 payı üzerinden mirasçılık belgesindeki payları oranında tapu iptali-tescile karar verilmesini istemişlerdir.


Davalı, mirasçılar arasında mirasçılık belgesine paylaştırma yapıldığını belirtip davanın reddini savunmuş, Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen mahkeme kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu kabul edilerek parsele yönelik davanın reddine, parseldeki bağımsız bölüme yönelik davanın ise kabulüne karar verilmiştir.

Dava konusu parseldeki bağımsız bölüm yönünden dava kabul edildiği halde kendilerini vekil ile temsil ettiren davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir. Davacıları temyiz itirazı değinilen nedenden ötürü yerindedir.

Karşıoy: Somut olaya gelince; işin esası yönünden çoğunlukla aramızda görüş aykırılığı yoktur. Ayrıldığımız husus, davacı lehine kabul edilen taşınmaz yönünden vekalet ücretine yönelik bir hüküm kurulmamasına rağmen Yargıtayın bu hususu istinaf kararına eklemesi noktasındadır. Bölge Adliye Mahkemesi yeni hüküm oluştururken bu hususu düzenlememiştir. Düzenlenmeyen bir konuda düzelterek onama kararı verilemez. Bu husus mahkemeye direnme yolunu da kapatır. Yargıtay ilişkin dosyada hüküm mahkemesi gibi hareket edemeyeceğinden hüküm vekalet ücreti için olumlu veya olumsuz bir karar vermek üzere bozulmalıdır. Çoğunluğun görüşüne bu yön itibarıyle katılmıyorum.